MUNCHENER KAMMERSPIELE KAPILARINI MÜNİHİN SESİ'NE AÇTI

Sizin için iki saatlik keyif veren kültürel bir aktivitenin arka planında nasıl bir çalışma yapıldığını hiç merak ettiniz mi? Ben ettim ve aldım elime fotoğraf makinamı kameramı, mikrofonumu Münih Şehir Tiyatrosu yani Münchner Kammerspiele’nin yolunu tuttum.

Orada beni tiyatro deyince gözleri parlayan bir Türk, Sanat Asistanı Melisa Kaya karşıladı. Ve o heyecanı ile başladı tiyatroyu gezdirmeye. Tiyatronun altını üstüne getirdik neredeyse. Bunu yazarken de öyle laf olsun diye yazmıyorum. Bir eksi bilmem kaçıncı kata indik, bir yukarı çıktık. Bir marangozhaneyi gördük, bir terzihaneyi.

İzleyiciler olarak iki saatliğine izlediğimiz bir tiyatro oyununun arka planında yapılan muazzam çalışmayı görünce hayretler içerisinde kaldım ve sizlerin de büyük ilgisini çekeceğini düşündüğüm bu röportajı kaleme aldım. Röportajın videosunu da ilişiğe ekliyorum ki sizler de yapılan çalışmaları kendi gözlerinizle görün. Bakalım benim kadar etkilenecek misiniz?  

Deniz Gezginci: Melisa Hanım öncelikle bu nazik davetiniz için size çok teşekkür ediyorum. Kısaca sizi tanıyabilir miyim? Yolunuz Münih’e nasıl düştü?

Melisa Kaya: Münchener Kammerspiele ’de Genel Sanat Yönetmeni’nin Sanat Asistanlığını yapıyorum. Üniversite sınavını kazandıktan sonra 18 yaşında üniversite okumaya Türkiye’den Almanya’nın Freiburg şehrine geldim. İlk önce Almanca öğrendim.  Eğitim Fakültesi’nde Matematik Bölümü’nde okudum. Daha sonra Freiburg’da Üniversite’de Eğitim Bilimleri okudum. Aynı zamanda Freiburg tiyatrosunda Meslek Eğitimi yaptım. İki senelik eğitimin ardından yarım sene daha Freiburg tiyatrosunda çalıştıktan sonra Berlin’deki Maksim Gorki Tiyatrosu’na geçiş yaptım. Orada da üç sene Finans Müdürü’nün yanında çalıştım. Daha sonra Sanat Yönetmenim bana bir iş teklifinde bulundu. Münih’e gelmek isteyip istemediğimi sordu ve gelmeye karar verdim. Çokta doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum. Burada olmaktan çok mutluyum. Münchener Kammerspiele ’ye 2020 senesinde başladık. Ne yazık ki pandemiye denk gelmişti başlama sürecimiz.  O yüzden herkes gibi zorlu bir süreç geçirdik. Pandemi nedeni ile kendi ekibimizi tam olarak tanıyamadan bir tiyatroya başlamak biraz sıkıntılı oldu bizim için ama şu an eçok mutluyuz.

Deniz Gezginci: Kammerspiele hakkında biraz bilgi verecek olursanız. Buranın tarihi bir geçmişi bulunuyor öyle değil mi?

Melisa Kaya: Aynen öyle. Şu arkanızda görmüş olduğunuz salonda zamanında Bertolt Brecht’te oyunlarını sergilemiş, yönetmiş. Tarihi insanlara sunmuş çok önemli bir tiyatrodayız. Kammerspiele 1900’lerin başında inşa edilmeye başlıyor ve 1921 yılında kapılarını açıyor. Therese Giehse gibi çok değerli tiyatrocuların oyunlarını sahnelediği bir sahne burası.

Deniz Gezginci: Biz burada röportaj gerçekleştirirken arkamızda bu akşam oynanacak olan oyunun dekoru hazırlanıyor. İşin arka planında büyük bir çalışma var. Biz tiyatroyu izlerken arkada neler oluyor?

Melisa Kaya: Bir tiyatro oyununu önden izlemek çok zevkli ama arkadan izlemek daha da zevkli. Çünkü o arkadaki telaşı seyirci olarak ön tarafta sizler hissetmiyorsunuz. Öncelikle her oyundan sorumlu, kürsülerinin başında oturup tüm komutları veren kişiler var. Aslında onlar oyun oynanırken sahneden tiyatronun kantinine varıncaya kadar anonsları sunan, oyuncuları sahneye çağıran, teknisyenleri yönlendiren kişiler. Yine arkada sanatçıların kostümlerini değiştirmelerine yardımcı olan kostümcü arkadaşlarımız, teknisyen arkadaşlarımız ses, ışık, video, sahne dekorasyonlarını getirip götüren iş arkadaşlarımız, aynı zamanda maske yapan, makyaj yapan, saç yapan arkadaşlarımız var. Siz seyirci koltuklarını terk ettikten sonra tiyatro iş arkadaşlarımızla bir anda dolar ve bu kadar çok insan nereden çıkıyor diye şaşırırsınız. Bu da tiyatronun kendine has gizemi olsa gerek.

Deniz Gezginci: Münchener Kammerspiele ‘de sizler gibi Türk arkadaşlar da var. Türk toplumu olarak Almanya’da iş hayatının her alanına girmiş bulunuyoruz. Buradaki çalışmalara Türk motiflerini katıyor musunuz?

Melisa Kaya: Biz bir şehir tiyatrosuyuz. Tiyatrolar tüm kültürlerin hiçbir ayrım gözetmeden kesiştiği noktalardır. Tiyatronun sadece belirli bir kısma hitap etmesi çok yanlış bir şey. Örneğin geçenlerde bir oyunumuz Down Sendromlu oyuncularımız tarafından, basit bir şekilde, herkesin anlayacağı bir dilde sahnelendi. İzleyicilerden harika bir tepki aldık. İstiyoruz ki bizim tiyatromuz sadece bir kısma hitap etmesin her daim herkese açık olsun. Herkes geldiğinde kendini evindeymiş gibi hissetsin. Amacımız o. Evet tiyatromuzda benim gibi çalışan birçok Türk arkadaşımız var. Örneğin gişedeki görevlimiz de bir Türk. Buraya Türk motiflerini kattığımızı düşünüyorum.

Deniz Gezginci: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Melisa Kaya: Bize ulaşmak isteyenler çekinmesin.  Sorularınız varsa internet sayfamızda kontak bilgilerimizi bulabilirsiniz. Yazın, arayın, gelin, çocuklarınızı gönderin. Bizlerin tiyatro çatısı altında farklı farklı projelerimiz var. Gençlere yönelik. Workshoplar veriyoruz. Neuperlach’ta tiyatro laboratuvarımız var. Konuşmalarımız, okuma günlerimiz oluyor. Farklı şeyler yapıyoruz. Oyunlarımız, konularımız çok ilginç. O yüzden gelin lütfen. Hiçbir şekilde çekinmeyin, kendinizi rahatsız hissedin. Farklı farklı sunduğumuz bilet kontenjanlarımız var. 30 yaşın altındaysanız 10 euroya tiyatro oyunu izleyebilirsiniz. Belirli günlerde tiyatro günlerimiz oluyor. Öğrenciyseniz, genç yaştaysanız indirimlerimiz, farklı kategorilerimiz var. Sorunuz olursa sosyal medya hesabımız @muenchner_kammerspiele adresinden bize ulaşabilirsiniz.

 Deniz Gezginci - Münih