DOST ACI SÖYLER !

27.05.2015 - 13:01, Güncelleme: 01.12.2021 - 20:21 2245+ kez okundu.
 

DOST ACI SÖYLER !

Münihin Sesi köşe yazarlarından Deniz Gezginci'nin DOST ACI SÖYLER! başlıklı yazısına haberin devamından ulaşabilirsiniz.
İlk yazımdaki “merhaba” girizgahının ardından yavaş yavaş suya sabuna dokunmaya başlayalım. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki ben bu köşeden çoğunlukla  “eleştiri” yapacağım. Yeri gelecek “nalına” yeri gelecek  “mıhına” vuracağım. Çünkü gazeteci eleştirir. Eleştirdiği kadar da eleştirilmeyi bilir. Devamlı ona buna nazar boncuğu dağıtan, her önüne geleni alkışlayana da “gazeteci” değil “şakşakçı” denir. Başlığı “Dost acı söyler” diye attım. Aklından “Daha iki gün önce Münih’e geldin nereden bizim dostumuz oluyorsun?” diye geçirenler olabilir. Haklılar, saygı duyuyorum. Ancak ben herkesi “dostum” olarak görüyorum. Şunu belirtmek istiyorum ki  bir ay gibi kısa bir süre içerisinde siyasi fikir, parti, cemaat gözetmeden,  vaktim el verdiğince, haberim olduğunca gittiğim etkinliklerde son derece “dostane” karşılandım.  Her kesim tarafından da çok güzel ağırlandım. O nedenle naçizane bu başlığı atma lüksünü kendimde buldum.      Gelelim bu haftaki yazımın konusuna. Biliyorsunuz ki geçtiğimiz hafta 19 Mayıs haftasıydı. İlk kutlamayı ÜÇ BEŞ KİŞİ sivil inisiyatif grubu gerçekleştirdi. Sayı olarak az, coşku olarak güzel bir organizasyondu. Yüzlerce kişi Münih sokaklarında ellerinde Türk bayrakları,  marşlar söyleyerek şehrin merkezine doğru yürüdü. Bu yürüyüşte benim aklımda kalan şöyle bir kare oldu. Münih’te Türklerin yoğun olarak yaşadığı Goethestrasse’den geçerken,  Türk  mekanlarında oturan ve yürüyenlere şaşkın gözlerle bakanlara yanımda yürüyen bir bayanın “Öyle oturarak olmuyor” cümlesi bence bu yazıyı da,  geldiğimiz durumu da özetliyordu.     İkinci 19 Mayıs kutlaması Münih CHP Birliği tarafından gerçekleştirildi. Ancak CHP Birliği’nin 19 Mayıs Gençlik kutlaması, Gençlik Kolları Sorumlusunun sosyal medyadan istifası nedeni ile biraz sönük geçti. Gençlik bayramının bir genç yüzünden buruk kutlanması da benim için ayrıca düşündürücü bir olaydı. Ancak CHP Birliği’nde ki pırıl pırıl gençler Görkem Şahin ve Fatma Uçar durumu son derece iyi idare ettiler. Moralleri bozuk olmasına rağmen,  gün boyu seçim sandıkları başında ayakta duran, yorulan ağabey ve ablalarına güzel bir akşam yaşattılar. Üçüncü 19 Mayıs kutlaması ise Münih Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından 30 Mayıs saat 15.30'da Stachus da gerçekleştirilecek. Anlayacağınız Münih’te üç farklı 19 Mayıs kutlamasına tanıklık ediyoruz. Peki  Atatürk değerlerine, Cumhuriyet’e sahip çıkan, amacı milli duyguları yaşatmak olan bu üç farklı grup birlik olsaydı, yüz değil binlerce kişiyi ellerinde Türk bayrakları ile yürütseydi. Atatürk’ü anma gününde yüce önderi daha büyük kalabalıklarla ansaydı,  gençlerin bayramını daha coşkulu bir şekilde kutlasaydı daha iyi olmaz mıydı ? 19 Mayıs gibi milli bayramlar sadece CHP’nin, Üç Beş Kişi’nin, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin değil elbet.  Türk pasaportunu taşıyan ve ben Türk’üm diyen herkesin bayramı. Biz büyükler kişisel ihtiraslar, egolar, kavgalar,  farklı düşünceler nedeni ile bu değerlere sahip çıkmazsak, gençlerimize bu günleri hatırlatmazsak, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” diyerek vatanı emanet ettiği gençlere milli duyguları aşılamazsak. Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa edecek gençleri bundan sonra yanımızda biraz zor buluruz.Söyleyen: Bir dost….  Deniz GEZGİNCİdeniz@munihinsesi.com Twitter: @denizgezginci
Münihin Sesi köşe yazarlarından Deniz Gezginci'nin DOST ACI SÖYLER! başlıklı yazısına haberin devamından ulaşabilirsiniz.

İlk yazımdaki “merhaba” girizgahının ardından yavaş yavaş suya sabuna dokunmaya başlayalım. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki ben bu köşeden çoğunlukla  “eleştiri” yapacağım. Yeri gelecek “nalına” yeri gelecek  “mıhına” vuracağım. Çünkü gazeteci eleştirir. Eleştirdiği kadar da eleştirilmeyi bilir. Devamlı ona buna nazar boncuğu dağıtan, her önüne geleni alkışlayana da “gazeteci” değil “şakşakçı” denir.

Başlığı “Dost acı söyler” diye attım. Aklından “Daha iki gün önce Münih’e geldin nereden bizim dostumuz oluyorsun?” diye geçirenler olabilir. Haklılar, saygı duyuyorum. Ancak ben herkesi “dostum” olarak görüyorum. Şunu belirtmek istiyorum ki  bir ay gibi kısa bir süre içerisinde siyasi fikir, parti, cemaat gözetmeden,  vaktim el verdiğince, haberim olduğunca gittiğim etkinliklerde son derece “dostane” karşılandım.  Her kesim tarafından da çok güzel ağırlandım. O nedenle naçizane bu başlığı atma lüksünü kendimde buldum.     

Gelelim bu haftaki yazımın konusuna. Biliyorsunuz ki geçtiğimiz hafta 19 Mayıs haftasıydı. İlk kutlamayı ÜÇ BEŞ KİŞİ sivil inisiyatif grubu gerçekleştirdi. Sayı olarak az, coşku olarak güzel bir organizasyondu. Yüzlerce kişi Münih sokaklarında ellerinde Türk bayrakları,  marşlar söyleyerek şehrin merkezine doğru yürüdü. Bu yürüyüşte benim aklımda kalan şöyle bir kare oldu. Münih’te Türklerin yoğun olarak yaşadığı Goethestrasse’den geçerken,  Türk  mekanlarında oturan ve yürüyenlere şaşkın gözlerle bakanlara yanımda yürüyen bir bayanın “Öyle oturarak olmuyor” cümlesi bence bu yazıyı da,  geldiğimiz durumu da özetliyordu.    

İkinci 19 Mayıs kutlaması Münih CHP Birliği tarafından gerçekleştirildi. Ancak CHP Birliği’nin 19 Mayıs Gençlik kutlaması, Gençlik Kolları Sorumlusunun sosyal medyadan istifası nedeni ile biraz sönük geçti. Gençlik bayramının bir genç yüzünden buruk kutlanması da benim için ayrıca düşündürücü bir olaydı. Ancak CHP Birliği’nde ki pırıl pırıl gençler Görkem Şahin ve Fatma Uçar durumu son derece iyi idare ettiler. Moralleri bozuk olmasına rağmen,  gün boyu seçim sandıkları başında ayakta duran, yorulan ağabey ve ablalarına güzel bir akşam yaşattılar.

Üçüncü 19 Mayıs kutlaması ise Münih Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından 30 Mayıs saat 15.30'da Stachus da gerçekleştirilecek.

Anlayacağınız Münih’te üç farklı 19 Mayıs kutlamasına tanıklık ediyoruz. Peki  Atatürk değerlerine, Cumhuriyet’e sahip çıkan, amacı milli duyguları yaşatmak olan bu üç farklı grup birlik olsaydı, yüz değil binlerce kişiyi ellerinde Türk bayrakları ile yürütseydi. Atatürk’ü anma gününde yüce önderi daha büyük kalabalıklarla ansaydı,  gençlerin bayramını daha coşkulu bir şekilde kutlasaydı daha iyi olmaz mıydı ?

19 Mayıs gibi milli bayramlar sadece CHP’nin, Üç Beş Kişi’nin, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin değil elbet.  Türk pasaportunu taşıyan ve ben Türk’üm diyen herkesin bayramı. Biz büyükler kişisel ihtiraslar, egolar, kavgalar,  farklı düşünceler nedeni ile bu değerlere sahip çıkmazsak, gençlerimize bu günleri hatırlatmazsak, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” diyerek vatanı emanet ettiği gençlere milli duyguları aşılamazsak. Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa edecek gençleri bundan sonra yanımızda biraz zor buluruz.

Söyleyen: Bir dost…. 

Deniz GEZGİNCİ
deniz@munihinsesi.com
Twitter: @denizgezginci

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve munihinsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.