21. HAFTA: MÜNİH'TE İLBER HOCA İLE YAŞADIĞIMIZ KOMİK ANIDAN TÜRKİYE'DEKİ TAKSİCİYE
21. HAFTA: MÜNİH'TE İLBER HOCA İLE YAŞADIĞIMIZ KOMİK ANIDAN TÜRKİYE'DEKİ TAKSİCİYE
Gazeteci Deniz Gezginci Mühih'ten yorumladı..
Biraz her şeyi yapmaya çalışma aç gözlülüğünden doğan zamansızlık biraz da araya aile tatili girince fark ettim ki haftaya bakış bölümünü çekmeyeli yine uzun bir süre olmuş. Bu gecikmeden ötürü hepinizden özür diliyorum. Ama günün 24 saat olması benim suçum değil. Bir günü kim 24 saat olarak belirlediyse bana değil gidin ona kızın çünkü bir günde 24 saat bana yetmiyor. İşin latife kısmını bir kenara bırakıp öncelikle herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlayalım ve geçtiğimiz haftalarda Münih’in Sesi gündemine yansıyan haberlere gelin birlikte göz atalım ve sizlerden gelen yorumlarla birlikte dilimiz döndüğünce yorumlamaya çalışalım.
1-) Türkiye Bilgesini yitirdi: İlber Ortaylı hayatını kaybetti
Türkiye geçtiğimiz haftaya çok üzücü bir haberle başladı. Bir süredir yoğun bakımda tedavi altında olan tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı 78 yaşında hayatını kaybetti.
Okurları, öğrencileri ve sevenleri onu hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla sarmalayıp yolcu ettiler.
İlber Hoca hem bilgisi hem de mizahi kişiliği ile bizim gibi onunla aynı devirde yaşama fırsatı bulan nesiller için büyük bir şanstı. Ben de kendisi ile tanışma fırsatını bulmuş hatta aramızda komik bir diyalog gerçekleşmişti. Hatırladığımda yüzümde tebessüme neden olan İlber Hoca ile yaşadığım bu komik anıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.
İlber Hoca 2016 senesinde Üç Beş Kişi Derneği’nin davetlisi olarak Münih’e gelmişti. Organizasyonu iki bölümden oluşmuştu. Anton Fingerle Zentrum’da gerçekleştirilen etkinlikte İlber Hoca önce Münih’teki öğrencilere seminer verecek daha sonra halkla buluşacaktı. Bu arada da satılan kitaplarını imzalayacaktı.
O gün hafızam beni yanıltmıyorsa İlber Hoca’nın söyleşisine ilgi çok fazla olmuş hatta insanlar salonda oturacak yer bulamamışlardı. Ayakta izleyenler vardı. Sanıyorum İlber Hoca’nın yine sağlık durumu çok iyi değildi ve çabuk yoruluyordu. Gençlerle yaptığı söyleşinin ardından çok yorulduğunu ve kitaplarını imzalamaya hali kalmadığını söyledi.
Tabii bu organizatörler arasında bir anda soğuk duş etkisi yarattı. İlber Hoca’nın yüzlerce kitabı satılmıştı ve bu kitapları alanlara İlber Hoca’nın kitapları imzalayacağı söylenmişti.
Organizatörler altından girdiler, üstünden çıktılar Huysuz bir ihtiyar olan İlber Hoca’yı bir şekilde kitaplarını imzalamaya ikna ettiler.
İlber Hoca o gün kitaplarını imzaladı ama bir yandan da yorgunluğu yüzünden okunuyordu. Ara sıra da “Hadi bitsin artık şu imza işi” diye de yorulduğunu belirtiyordu.
İlber Hoca imza işini bitirmek istiyordu istemesine ama sırada uzun kuyruklar devam ediyordu. O sırada kıramayacağım bir aile dostum yanıma yanaştı ve Deniz bu sıra bize gelmeyecek galiba senden ricam bu kitabı İlber Hoca’ya imzalatır mısın diye rica etti.
Beni az çok yakından tanıyanlar bilirler benim her zaman pantolonumun sol arka cebinde bir kitap bulunur. El alışkanlığı olarak tamam dedim ve kitabı alıp yine kotumun arka cebine koydum. Elimde fotoğraf makinesi v.s. olduğu için fotoğraf çekmeye devam ettim.
Kuyrukta araya girip kitap imzalatmak istemediğim için imza törenin ardından İlber Hoca’nın yanına kulise gittim. Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum, ıkına, sıkıla hocam biliyorum çok yoruldunuz ama rica etsem bu kitabı da bir aile dostum adına imzalarımsınız dedim. Hoca biraz söylene söylene de olsa kitabını imzaladı. Ben de yine elimde fotoğraf makinesi olduğu ve alışkanlıktan dolayı imzalı kitabı sahibine vermek üzere alıp yine kotumun arka cebine koydum. Birkaç adım attıktan sonra İlber Hoca’dan şöyle bir ses geldi.
- Deniz kitabı da tam senin kıçına göre yazmışım dedi ve kahkaha attı.
Ben tabii yerin dibine girdim. Güleyim mi, utancımdan ağlayım mı bilemedim. Ama o anı ne zaman hatırlasam İlber Hoca ile böyle bir anım olduğu ve onunla aynı havayı soluduğum için kendimi çok şanslı hissederim. Ve ne zaman kitabı arka cebime koysam aklıma hep İlber Hoca’nın o lafı gelir.
Allah gani gani rahmet eğlesin. Türkiye çok büyük bir değerini kaybetti. Seni çok özleyeceğiz İlber hocam.
2-) ÜNİVERSİTE MEZUNU TAKSİCİ
Yoğun iş temposundan biraz uzaklaşmak ve iki buçuk yaşındaki kızımız İnci’yi dedelerine, anneane ve babannesine götürmek için kısa bir Türkiye kaçamağı yaptık.
Ben Türkiye’ye gittiğim zaman ülkenin gündemini taksicilerden öğrenirim. Her gittiğim taksiciye de ülkenin durumunu nasıl gördüğünü sorarım. Eskiden eğer on taksici ile konuşuyorsam bunlardan en az üç-dört tanesi yine pahalılığın olduğunu söylerlerdi ama hükümete laf söyletmemek için de buna da şükür derlerdi. Bu sefer kaç tane taksiye bindiysem bir tanesi bile ülkenin durumu ile ilgili olumlu konuşmadı. Hatta insanların ekonomik sıkıntılar nedeni ile daha da saldırganlaştığını belirttiler.
Arabasına bindiğim bir taksici “camdaki kırığı görüyor musun abi. Dün benim oğlan taksiye çıktığında adamın biri telefonla konuşurken karısına kızıp cama yumruk atmış” dedi.
Merakla “ne güzel oğlunda mı taksicilik yapıyor” diye sordum..
Nesi güzel abi. Ben oğlanı özel üniversiteye gönderdim beş yıl hemşirelik okudu. Özel hastanelerde sağlık personeli olarak çalıştı. En son aldığı para 28 bin liraydı ve sabah akşam çalıştırıyorlardı. Dedim oğlum boş ver o işi gel taksicilik yap burada daha çok para kazanırsın. Tüm taksicilere sonsuz saygım var, yaptıkları işin de aynı zamanda kamu işi gibi değerli bir iş olduğunu düşünüyorum ama üniversite mezunu bir sağlık mezununun da hastanelerde hastalara şifa olması gerekirken mesleğini bırakıp taksicilik yapmasına üzülüyorum.
3-) MÜNİH’TE OYUNCULUK ATÖLYESİ BAŞLADI
Nihayet iki yıldır hayalini kurduğumuz proje gerçek oldu ve Münih’te tiyatronun gelişmesi için büyük bir adım attık.
Nürnberg’te yirmi yıldır faaliyet gösteren Objektif Kültür Merkezi ve Münih Kitap Kulübü iş birliği ile oyunculuk atölyesi çalışmalarına başladık.
Oyunculuk atölyesinde üçüncü haftayı geride bıraktık. Katılımın fazla olması bizleri oldukça sevindirdi.
Tiyatro sanatçıları Ertuğrul Karakaya ve Cihan Kente tarafından gerçekleştirilen eğitimler ilk etapta haftada bir gün üç saat olarak gerçekleştiriliyor.
Önümüzdeki haftalarda Türkiye’den gelecek olan usta isimler Selçuk Yöntem, Mehmet Özgür, Yurdaer Okur gibi isimler de eğitimlere katılıp dersler verecekler.
Ben de aynı zamanda atölyenin bir öğrencisi olarak yürekten söylüyorum ki bu bir aylık gibi kısa bir sürede bile hayatımda çok şey değişti.
Tiyatroya ilgi duyan, sahneyle tanışmak isteyen, kendini ifade etmeyi, bedenini ve sesini kullanmayı öğrenmek isteyen oyuncu adayları için tasarlanan bu eğitime herkesin katılmasını şiddetle tavsiye ediyorum.
Eğitim süreci boyunca katılımcılar yalnızca ders almayacak; bir topluluğun parçası olacak, birlikte üretecek ve zamanla Münih’te Objektif kadrosunun temelini oluşturacağız.
Bu yıl ikincisini düzenleyeceğimiz Münih Tiyatro ve Kitap Festivali’ni buradaki öğrenci arkadaşlarımızla birlikte organize edeceğiz.
Kayıtlarımız devam ediyor. Siz de ücretsiz olarak bir dersimize misafir olarak katılabilirsiniz.
Gelin, görün, beğenirseniz bizimle devam edersiniz.
4- ) MÜNİH’TE TOPLU TAŞIMA GREVLERİ
Alman Kamu Hizmetlileri Sendikası Verdi, işveren konumundaki kamu kurumları yöneticilerini “yola getirmek için”, geçtiğimiz günlerde üst üste toplu taşıma grevlerine gitti. Amaç kamu kurumları yöneticilerini yola getirmekti ama olan yine vatandaşa oldu vatandaş sabahın erken saatlerinde yollara düştü.
Grevden metro, tramvaylar ve özel hizmet sağlayıcılar tarafından işletilmeyen otobüs hatları etkilendi.
Verdi yönetimi, personelin koşullarının iyileştirilmesini, gece vardiyası ile hafta sonları çalışanlara daha fazla serbest zaman ayrılması ve daha fazla ücret
ödenmesi taleplerinin kabul ettirilmesi için grevlerin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Evet grev işçinin en büyük hakkı. Ancak grev hakkı kullanılırken sade vatandaş ne kadar mağdur edilmeli bu soru tartışmalı. Bir an evvel de işçinin, emekçinin hakkı neyse verilip vatandaş daha fazla ben işime bugün nasıl giderim diye düşünmemeli.
5-) MÜNİH KİTAP KULÜBÜ 1.000 KİŞİYİ GEÇTİ...
Münih’in kültür, sanat, edebiyat, kitap, gezi hayatına katkıda bulunan Münih Kitap Kulübü WhatsApp grubu 1.000 kişiyi geçti. 1024 kişilik olan WhatsApp gruplarının ilkinde yer kalmayınca ikinci grup açıldı.
Münih’in kültür ordusu Münih Kitap Kulübü, on yıldır Münih’in kültür-sanat alanında gelişmesi için hizmet veriyor.
Kitap söyleşileri, yazar buluşmaları, tiyatro organizasyonları, temalı konser geceleri, günlük geziler, konaklamalı geziler, özel buluşmalar, Türkçe kitap pazarı gibi etkinlikleri bulunan Münih Kitap Kulübü, geçtiğimiz sene Münih’te ilk defa Tiyatro ve Kitap festivaline imza atmanın haklı gururunu yaşadı.
Münihli kitapseverler, WhatsApp grubunda sadece kültür, sanat, edebiyat, kitap, gezi konularında paylaşım yapabiliyor. Grupta siyasi mesajlara, kutlama mesajlarına, ikili diyaloglara yer verilmiyor.
Münih Kitap Kulübü’nü kurduğumda Münih’te kitap ile ilgilenen on kişi bulamazsın demişlerdi şimdi sayımız binleri geçti.
Münih’in kültür-sanat hayatına katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Örgütlü mücadelemiz devam edecek.
Siz de Münih’in kültür ordusuna katılmak isterseniz aşağıdaki numaralardan bize ulaşabilirsiniz.
6-) DHL KOMŞUNUZA PAKET BIRAKABİLECEK
Almanya’da DHL’in, alıcı evde yoksa paketleri komşuya bırakma uygulaması yasal bulundu.
Hamm Yüksek Bölge Mahkemesi, Federal Tüketiciyi Koruma Merkezleri Birliği’nin açtığı davayı reddetti.
Mahkeme, şirketin Genel İşletme Koşullarında yer alan ilgili maddenin tüketicilere “uygunsuz bir dezavantaj” yaratmadığına hükmetti.
DHL’in “yedek teslimat” adını verdiği bu uygulamasına ve koşulların belirsiz olduğu gerekçesiyle itiraz edilmişti.
Yapılan açıklamada, “Komşulara yedek teslimat yapılabilmesi iyi bir şey, ancak tüketiciler için paketlerinin hangi koşullarda komşularına teslim edilebileceği net olmalı” ifadeleri kullanılmıştı.
Mahkeme bu görüşü paylaşmadı.
Duruşmada söz alan başkan yargıç, davacı tüketici haklarını koruma örgütünün daha iyi bir hüküm için somut bir öneri sunmadığını belirterek, “Bu durumda sağduyu devreye girmeli. Yüzlerce komşunun olduğu bir apartman ile komşuların birbirinden uzakta yaşadığı kırsal alan aynı değil” yorumunu yaptı.
DHL Sözcüsü kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, “Müşterilerin çoğu, paket teslimatının bu şekilde hızlı ve pratik olmasını takdir ediyor” dedi.
Karar henüz kesinleşmiş değil. Mahkeme kararın Federal Yüksek Mahkeme tarafından incelenebilmesi için temyiz yolunu açık bıraktı.
Karar, internet alışverişinin ve paket teslimatlarının arttığı Almanya’da, lojistik şirketlerinin hızlı teslimat baskısı altında sıkça başvurduğu bu yöntemi yasallaştırmış oldu.
7-) MÜNİH TİYATRO VE KİTAP FESTİVALİ’NİN İKİNCİSİ DÜZENLENİYOR
Objektif Kültür Merkezi ve Münih Kitap Kulübü tarafından geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen Münih Tiyatro ve Kitap Festivali’nin ikincisi bu yıl 01-10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek.
İstanbul Şehir Tiyatroları, Antalya Şehir Tiyatroları, çocuk oyunları, yetişkin oyunları, söyleşiler, paneller, ustaları burada ağırlayacağız.
Selçuk Yöntem, Güven Kıraç, Erkan Can, Ali Sürmeli, Yetkin Dikinciler, Yurdaer Okur, Mehmet Özgür ve festivalimizin onur konuğu Sunay Akın gibi çok değerli isimleri ağırlayacağız.
Her zaman şunu söylerim; “Biz aydınlar - yani kendini aydın zannedenler - bu dünyaya sadece yemek, içmek, eğlenmek için gelmedik. Bizim yaşadığımız yere karşı sorumluluklarımız var. Bizim Ata'mıza andımızda verilmiş sözümüz var.
Bu sanatçıların Münih'e gelip gitmeleri, burada konaklamaları, burada yemeleri içmeleri, salon kiraları v.s. hepsi birer maliyet. Bu konuda sizlerin maddi ve manevi desteğinize ihtiyacımız var.
Bu anlamlı festival ile Münih'e bir iz bırakmak isteyen tanıdıklarınız, iş insanları, firmalar, dernekler v.s. sponsor olmak isteyenler varsa bizimle iletişim kurabilirler.
Hiçbir şey yapamazsanız bile afişlerimizi sosyal medyalarınızda paylaşmanız bile bizim için büyük bir destek olacaktır.
FacebookSayfa➤ /munihinsesi
Instagram➤ /munihinsesi
FacebookGrup➤ /groups/munihteyasayanturkler
Youtube ➤ /munihinsesi
WhatsAppGrup ➤ +905368638699
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
