UÇAN ADAM SABRİ YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKTI

Duyurular 27.06.2024 - 12:36, Güncelleme: 27.06.2024 - 12:36 1178 kez okundu.
 

UÇAN ADAM SABRİ YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKTI

Türkiye onu 21 Mart 2009 tarihinde çıktığı Esra Ceyhan’ın programında uçma girişimi ile tanımıştı. Canlı yayında uçma videosu Türkiye ve dünyada milyonlarca kez seyredildi. Esra Ceyhan’ın “Sabri Bey ne yapıyorsunuz?” sorusu yıllarca dillere pelesenk oldu. Uçan Adam Sabri yıllar sonra Deniz Gezginci'ye konuştu ve çok özel açıklamalarda bulundu. Röportaja o meşhur soru ile başlayalım.
Deniz Gezginci: Sabri Bey ne yapıyorsunuz?   Sabri Yıldız: Şu anda hastalığımdan dolayı çok bir şey yapmıyorum. Instagram ve Youtube ’tan yayınlar yapıyorum. Orada da şöyle bir sorun var. Adıma açılmış çok fazla sahte hesap olduğu için yayınlarım çok fazla izlenmiyor. Başka da özel bir şey yapmıyorum. Deniz Gezginci: Sabri Bey 2009 senesine dönecek olursak. Esra Ceyhan’ın programına çıkmaya nasıl karar verdiniz? Sabri Yıldız: Ben zaten o programa çıkmadan önce de dünya çapında kabul görmüş metafizik konuları ile ilgileniyordum ve o konularla ilgili çalışmalarım vardı. 6 yaşımdan itibaren paranormal olağan dışı bir sürü olaylar yaşadığım için Esra Ceyhan’ın programına çıkmaya karar verdim. Hatta 9 yaşındaki oğlum benim Esra Ceyhan’a çıkacağımı rüyasında görüp annesine anlatmış. Yani o gün ekrana çıkışım öyle planlayarak olmadı. Deniz Gezginci: O programdan sonra hayatınız nasıl değişti? Sabri Yıldız: O programdan sonra zaten Esra Ceyhan programdan atıldı. Bunun benimle ilgisi olduğunu söyleyenler oldu ama benimle ilgisi yok. Aslında Esra Ceyhan’ın programına çıkmam onun hayatı için bir dönüm noktası oldu. Ben altı yaşındayken benim meşhur olacağım bana bildirilmişti. Allah diyen bir enerji bana bağlanıp günü gelince seni dünyaya ilan edeceğim sen seçilmiş bir insansın diye bana söylemişti. Ama ben bunları planlayarak yapmadım. Deniz Gezginci: Programdan sonra tüm Türkiye’nin konuştuğu bir isim oldunuz. Bu durum maddi olarak size yansıdı mı? Sabri Yıldız: Benim hayatım fazla değişmedi çünkü hastalandıktan sonra çalışmadığım için fakir olarak kaldım. Meşhur olmanın insanlara bir zararı var. Eğer normal toplumun içinde meşhur olarak yaşıyorsan eziliyorsun. O insanlar seni kendi durumları ile kıyaslıyorlar ya da seninle alay ediyorlar. Senin araban olması lazım evin olması lazım senin lüks bir yerde yaşaman lazım. Öyle bir sıkıntılar oluyor. Sıkıntılar çektim. Mahalleden geçen bir çocuk mesela kapının önünden Allah diye bağırarak, zıplayarak geçiyor. Keşke beni tanımasaydı diyorum. Ama ben Filipinler’den, Papua Yeni Gine’den izlendiğimi biliyorum. Benim için bu gerekliydi, bunu istiyordum. Ben bu şöhretimi parasız başardım. Deniz Gezginci: Şafak Sezer sizi büyük bir telekomünikasyon firmasının reklamlarında taklit etti. Oradan para almadınız mı? Sabri Yıldız: O dönem benim üzerimden yaklaşık 1 milyar dolara yakın para kazananlar ancak bana tek kuruş vermediler. O reklamı veren firmayı ve Şafak Sezer’i mahkemeye verdim ama mahkemeyi kaybettim. İcra masraflarını bile ben ödedim. Deniz Gezginci: Okan Bayülgen’in “Kanalizasyon” dizisinde oynadınız? Sabri Yıldız: Okan Bayülgen televizyon programında benim için bunun gibi şaklabanları televizyon ekranına çıkarıp da bunlara prim vermeyin gibi bir açıklama yapmıştı. Benim hakkımda hakarete varan cümleler söyledi. Ancak daha sonra Okan Bayülgen’in Kanalizasyon filminde oynamam için bana teklif geldi. Ben de kin tutmadım oynadım. Deniz Gezginci: Filmden para kazanmadınız mı? Sabri Yıldız: Ben hiçbir yerden para istemedim, hiçbir yerden para talep etmedim. O noktada benim amacım para kazanmak, zengin olmak değildi. Benim amacım hoplamak zıplamakta değildi. Programda olan kendi kendine gelişen bir olaydı. Mesela Japonya’dan belgeselimi yapmak için televizyoncular geldi. Aynı uçmayı yapmam için üç gün uğraştılar, bunun aynısını yap dediler yapamadım. Onlar da belgeseli yayınlamaktan vazgeçtiler. Deniz Gezginci: Peki programa geri dönecek olursak. O gün programda ne olacaktı da olmadı ve neden olmadı?   Sabri Yıldız: Ben tam dönmeye başladığımda stüdyodaki kadınlar konuşmaya başladı. Hatta kulağıma hamile kadınlar var, korkudan çocuğunu düşürecekler deyince benim frekans sinyalim kesildi. Eğer o kadınlar konuşmasalardı, bana mesaj göndermeselerdi ben oradan pergel gibi yukarı çıkacaktım. Yatay olarak döne döne havaya kalkacaktım.   Deniz Gezginci: Daha önce öyle bir uçma olayı başınıza gelmiş miydi? Sabri Yıldız: Evet geldi. Kayseri’ye beni altın aramaya götürdüler. Otobüste giderken bana bir hal geldi ben havada asılı kaldım. Önümdeki kadınlar, birbirini hiç tanımayan insanlar birbirine sarıldı, turistler baygınlık geçirdiler. Otobüs durdu. Bunların hepsi hayal mi yoksa rüya mı?  Yanımdaki arkadaşlarım bana otobüsün üzerinden camdan çıkacaksın zannettik dediler. Benim boyum kısa olmasına rağmen o gün kafam otobüsün tavanına değdi. Havada olduğumu gördüm. Deniz Gezginci: Bunu dışında ne tür ilginç olaylar yaşadınız? Sabri Yıldız: Bunları bana Allah söylüyor ve ben Allah tarafından seçilmiş bir insanım. Söylediklerimin yüz tanesinden 98’i doğru çıktı. Örneğin Suriye’ye girildiği zaman bana sordular Suriye’yi alamayacaksınız oraya Çin gelecek, Rusya gelecek dedim. Nereden biliyorsun dediler. Saddam Hüseyin’in ölüm tarihini söyledim. Saddam Hüseyin savaşta ölmeyecek dedim. Bir sürü insanın ölüm günü, tarihi bana önceden geldi. Ama yanlış anlaşılmamak için söylemiyorum. Örneğin Elma haber kanalı benimle röportaj yaptı. Sana güncel olarak gelen bir bilgi var mı diye sordular. Durup dururken Erbakan’ın bu hafta öleceği geldi dedim. Röportaj yayınlandıktan bir gün sonra Erbakan Hoca öldü. Turgut Özal’ın mezarını boşuna açmayın, Özal’ın ölümü suikast değil dedim. Oğlu hala babamı öldürdüler, babamı öldürdüler diyordu. Mezarı açtılar suikast olmadığı ortaya çıktı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü suikast değil manyetik rezonans dedim. .Deniz Gezginci: Peki size bu işaretler nasıl geliyor? Sabri Yıldız: Üç şekilde geliyor. Bir rüyada, iki uyanıkken, üçüncüsü de bu şeklide mesela seninle röportaj yaparken kulağıma ses olarak geliyor. Bir de özel trans yapıyorum. Özel trans ile kaç tane hastanın problemini çözdüm. Deniz Gezginci: Programın üzerinden yıllar geçti. Size olan ilgi şimdilerde nasıl? Sabri Yıldız: Unuttular artık, eskisi kadar fazla umursamıyorlar ama yine tek tük oluyor. Mesela arabadan geçerlerken Uçan adam Sabri diye bağırıyorlar, biri geliyor fotoğraf çektirmek istiyor. Ben de eskisi kadar dışarı çıkmıyorum. Deniz Gezginci: Bundan sonrası için planınız nedir? Sabri Yıldız: Hayatımı film yapmak istiyorum. Bütün düşüncelerimi o filmde aktarmak istiyorum. Bir de hayatımı anlatan bir kitap yazmak istiyorum.  
Türkiye onu 21 Mart 2009 tarihinde çıktığı Esra Ceyhan’ın programında uçma girişimi ile tanımıştı. Canlı yayında uçma videosu Türkiye ve dünyada milyonlarca kez seyredildi. Esra Ceyhan’ın “Sabri Bey ne yapıyorsunuz?” sorusu yıllarca dillere pelesenk oldu. Uçan Adam Sabri yıllar sonra Deniz Gezginci'ye konuştu ve çok özel açıklamalarda bulundu. Röportaja o meşhur soru ile başlayalım.

Deniz Gezginci: Sabri Bey ne yapıyorsunuz?  

Sabri Yıldız: Şu anda hastalığımdan dolayı çok bir şey yapmıyorum. Instagram ve Youtube ’tan yayınlar yapıyorum. Orada da şöyle bir sorun var. Adıma açılmış çok fazla sahte hesap olduğu için yayınlarım çok fazla izlenmiyor. Başka da özel bir şey yapmıyorum.

Deniz Gezginci: Sabri Bey 2009 senesine dönecek olursak. Esra Ceyhan’ın programına çıkmaya nasıl karar verdiniz?

Sabri Yıldız: Ben zaten o programa çıkmadan önce de dünya çapında kabul görmüş metafizik konuları ile ilgileniyordum ve o konularla ilgili çalışmalarım vardı. 6 yaşımdan itibaren paranormal olağan dışı bir sürü olaylar yaşadığım için Esra Ceyhan’ın programına çıkmaya karar verdim. Hatta 9 yaşındaki oğlum benim Esra Ceyhan’a çıkacağımı rüyasında görüp annesine anlatmış. Yani o gün ekrana çıkışım öyle planlayarak olmadı.

Deniz Gezginci: O programdan sonra hayatınız nasıl değişti?

Sabri Yıldız: O programdan sonra zaten Esra Ceyhan programdan atıldı. Bunun benimle ilgisi olduğunu söyleyenler oldu ama benimle ilgisi yok. Aslında Esra Ceyhan’ın programına çıkmam onun hayatı için bir dönüm noktası oldu. Ben altı yaşındayken benim meşhur olacağım bana bildirilmişti. Allah diyen bir enerji bana bağlanıp günü gelince seni dünyaya ilan edeceğim sen seçilmiş bir insansın diye bana söylemişti. Ama ben bunları planlayarak yapmadım.

Deniz Gezginci: Programdan sonra tüm Türkiye’nin konuştuğu bir isim oldunuz. Bu durum maddi olarak size yansıdı mı?

Sabri Yıldız: Benim hayatım fazla değişmedi çünkü hastalandıktan sonra çalışmadığım için fakir olarak kaldım. Meşhur olmanın insanlara bir zararı var. Eğer normal toplumun içinde meşhur olarak yaşıyorsan eziliyorsun. O insanlar seni kendi durumları ile kıyaslıyorlar ya da seninle alay ediyorlar. Senin araban olması lazım evin olması lazım senin lüks bir yerde yaşaman lazım. Öyle bir sıkıntılar oluyor. Sıkıntılar çektim. Mahalleden geçen bir çocuk mesela kapının önünden Allah diye bağırarak, zıplayarak geçiyor. Keşke beni tanımasaydı diyorum. Ama ben Filipinler’den, Papua Yeni Gine’den izlendiğimi biliyorum. Benim için bu gerekliydi, bunu istiyordum. Ben bu şöhretimi parasız başardım.

Deniz Gezginci: Şafak Sezer sizi büyük bir telekomünikasyon firmasının reklamlarında taklit etti. Oradan para almadınız mı?

Sabri Yıldız: O dönem benim üzerimden yaklaşık 1 milyar dolara yakın para kazananlar ancak bana tek kuruş vermediler. O reklamı veren firmayı ve Şafak Sezer’i mahkemeye verdim ama mahkemeyi kaybettim. İcra masraflarını bile ben ödedim.

Deniz Gezginci: Okan Bayülgen’in “Kanalizasyon” dizisinde oynadınız?

Sabri Yıldız: Okan Bayülgen televizyon programında benim için bunun gibi şaklabanları televizyon ekranına çıkarıp da bunlara prim vermeyin gibi bir açıklama yapmıştı. Benim hakkımda hakarete varan cümleler söyledi. Ancak daha sonra Okan Bayülgen’in Kanalizasyon filminde oynamam için bana teklif geldi. Ben de kin tutmadım oynadım.

Deniz Gezginci: Filmden para kazanmadınız mı?

Sabri Yıldız: Ben hiçbir yerden para istemedim, hiçbir yerden para talep etmedim. O noktada benim amacım para kazanmak, zengin olmak değildi. Benim amacım hoplamak zıplamakta değildi. Programda olan kendi kendine gelişen bir olaydı. Mesela Japonya’dan belgeselimi yapmak için televizyoncular geldi. Aynı uçmayı yapmam için üç gün uğraştılar, bunun aynısını yap dediler yapamadım. Onlar da belgeseli yayınlamaktan vazgeçtiler.

Deniz Gezginci: Peki programa geri dönecek olursak. O gün programda ne olacaktı da olmadı ve neden olmadı?  

Sabri Yıldız: Ben tam dönmeye başladığımda stüdyodaki kadınlar konuşmaya başladı. Hatta kulağıma hamile kadınlar var, korkudan çocuğunu düşürecekler deyince benim frekans sinyalim kesildi. Eğer o kadınlar konuşmasalardı, bana mesaj göndermeselerdi ben oradan pergel gibi yukarı çıkacaktım. Yatay olarak döne döne havaya kalkacaktım.  

Deniz Gezginci: Daha önce öyle bir uçma olayı başınıza gelmiş miydi?

Sabri Yıldız: Evet geldi. Kayseri’ye beni altın aramaya götürdüler. Otobüste giderken bana bir hal geldi ben havada asılı kaldım. Önümdeki kadınlar, birbirini hiç tanımayan insanlar birbirine sarıldı, turistler baygınlık geçirdiler. Otobüs durdu. Bunların hepsi hayal mi yoksa rüya mı?  Yanımdaki arkadaşlarım bana otobüsün üzerinden camdan çıkacaksın zannettik dediler. Benim boyum kısa olmasına rağmen o gün kafam otobüsün tavanına değdi. Havada olduğumu gördüm.

Deniz Gezginci: Bunu dışında ne tür ilginç olaylar yaşadınız?

Sabri Yıldız: Bunları bana Allah söylüyor ve ben Allah tarafından seçilmiş bir insanım. Söylediklerimin yüz tanesinden 98’i doğru çıktı. Örneğin Suriye’ye girildiği zaman bana sordular Suriye’yi alamayacaksınız oraya Çin gelecek, Rusya gelecek dedim. Nereden biliyorsun dediler. Saddam Hüseyin’in ölüm tarihini söyledim. Saddam Hüseyin savaşta ölmeyecek dedim. Bir sürü insanın ölüm günü, tarihi bana önceden geldi. Ama yanlış anlaşılmamak için söylemiyorum. Örneğin Elma haber kanalı benimle röportaj yaptı. Sana güncel olarak gelen bir bilgi var mı diye sordular. Durup dururken Erbakan’ın bu hafta öleceği geldi dedim. Röportaj yayınlandıktan bir gün sonra Erbakan Hoca öldü. Turgut Özal’ın mezarını boşuna açmayın, Özal’ın ölümü suikast değil dedim. Oğlu hala babamı öldürdüler, babamı öldürdüler diyordu. Mezarı açtılar suikast olmadığı ortaya çıktı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü suikast değil manyetik rezonans dedim.

.Deniz Gezginci: Peki size bu işaretler nasıl geliyor?

Sabri Yıldız: Üç şekilde geliyor. Bir rüyada, iki uyanıkken, üçüncüsü de bu şeklide mesela seninle röportaj yaparken kulağıma ses olarak geliyor. Bir de özel trans yapıyorum. Özel trans ile kaç tane hastanın problemini çözdüm.

Deniz Gezginci: Programın üzerinden yıllar geçti. Size olan ilgi şimdilerde nasıl?

Sabri Yıldız: Unuttular artık, eskisi kadar fazla umursamıyorlar ama yine tek tük oluyor. Mesela arabadan geçerlerken Uçan adam Sabri diye bağırıyorlar, biri geliyor fotoğraf çektirmek istiyor. Ben de eskisi kadar dışarı çıkmıyorum.

Deniz Gezginci: Bundan sonrası için planınız nedir?

Sabri Yıldız: Hayatımı film yapmak istiyorum. Bütün düşüncelerimi o filmde aktarmak istiyorum. Bir de hayatımı anlatan bir kitap yazmak istiyorum.

 

Habere ifade bırak !
Habere Ek Video
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve munihinsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.